Kahvenin Genel Tarihi

Kahvenin Genel Tarihi

Hoş bir seda ile yaşamak ve tatmak; Yıllarca…

Adını ilk bulunduğu yer olan Etiyopya’nın “ Kaffa ” köyünden alan kahve, başlangıçta yiyecek olarak tüketilse de, “ Sihirli Meyve ” adıyla tıbbi maksatlarla da kullanılmıştır. 15. yy başlarında Yemende başlayan öykü, 16.yy’da Mekke ve Kahire, aynı yüz yılın ortalarında İstanbul, 17.yy’da ise İkinci Viyana kuşatması ile birlikte bir çok Avrupa ülkesinde adından ve tadından söz ettirmiştir.

Özellikle Yemen’li Sufiler’in dua ve ibadet anlarında yanlarından ayırmadıkları kahve, Yemen Valisi Özdemir Paşa tarafından İstanbul’a getirilmiş, Türklerin kendi pişirme usullerinden dolayı “ Türk Kahvesi ” adını almıştır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde  aray’ın vazgeçilmez içeceği olan kahve, 19. yy sonlarına kadar çiğ çekirdek olarak satılır, evlerde ve saray mutfaklarında kahve tavalarında kavrulur ve el değirmenlerinde çekilerek içilebilirdi. Kahve çekirdeklerinin önce kavrulup sonra öğütülerek satılmaya başlaması ile kahveye ulaşım kolaylaşmış, Türk Kahvesi’nin her geçen gün yükselen ve durdurulamaz ünü, İstanbul’a yolu düşen yabancı tüccarlarla birlikte bütün dünyayı sarmıştır.

Unutulmayan tek şey, lezzetin gerçeğidir. Ve Türk Kahvesi artık dünyanın kabul ettiği gerçek bir lezzet haline gelmiştir.